Yalnızlığa Çağdaş Bir Bakış Açısı: Blow Up!

Blow Up film afişi

Film Okuma Nereden Çıktı?

Profesyonel terimlerle anlatacak kadar film okuma yeteneğine sahip miyim? Şimdilik pek sayılmaz. Yeni yeni geliştirmeye başladığım bu hobimi sizlerle paylaşmak istediğim için Film Okuma adı altında incelemeye değer gördüğüm görsel sanat ögelerini bloğumda anlatmaya karar verdim sadece. Film okumanın ve film incelemenin farklı eylemler olduğunu pekala biliyorum, fakat ikisinin ayrımını bir süre karıştıracağım büyük ihtimalle. O sebeple, bu konularda amatör ama hevesli olan birinin kalemini okuduğunuzu bilin lütfen.

Peki, film okuma konusuna nasıl merak sardım? Bunu tetikleyen minicik bir olay var. Geçenlerde, güzel bir film okuma etkinliğine katıldım. Filmi etkinliğe gitmeden önce izlemeliydim, çünkü etkinlikte sadece önemli kısımların, tarihi olayların ve imgelerin okunması yapılacaktı. Ancak uyumam gerektiği için 15. dakikada kapatmak zorunda kaldım. Ertesi gün yorgun bir şekilde etkinliğe gidip arkalara bir yere oturdum. Tek istediğim uyumaktı. Beklediğimin aksine tüm sandalyeler doluydu ve gerçekten konuyla alakalı bilgi sahibi insanlar gelmişti. İnsanların yüzlerinden ve tarzlarından belli oluyordu yani.

Okuma başladığında gerçekten tatmin edici bir ortamda olduğumun farkına vardım. Her geçen saniye konuya daha fazla çekiliyordum. Film okumayla alakalı daha fazla bilgi ediniyordum. O kadar odaklandım ki, bir süre sonra uykumdan eser kalmadı. Senelerce, mühendislik derslerinde sıkılıp notlara resimler karalayan ben, 2 saat gözlerimi hiç ayırmadan eğitmenlerin yorumlarını dinledim. Her zaman diyorum. Sanatsal tarafımı, analitik tarafımdan daha çok seviyorum. Belki gelecekte Sanat Tarihi okurum. Bu aralar kafama yatan onlarca düşüncelerden biri de bu. Bakalım.

Kısacası bu yazı, film hakkında edindiğim bilgileri, film karelerini ve film hakkındaki profesyonel bilgilerin yayınlandığı linkleri paylaştığım bir araştırma metni olacak. Okuma ve inceleme kısmını işini bilenlere bıraktım. Ben sadece tanıtma ve yönlendirme kısmında size yardımcı olacağım. En aşağıya linkler ekledim, dilediğiniz gibi höpürdetebilirisiniz.

Bize Yansıyan Gerçek Mi, Yoksa İlüzyon Mu?

Sinema, bize gerçekleri olduğu gibi şeffaf bir şekilde mi gösterir, yoksa aramızdaki görünmez duvarı andıran o beyaz perdeye sadece görmemizi istediği şeyleri mi yansıtır?

Yaşamın bir yanılsama olduğunu göstermeye çalışan, fantastik öykünün başarılı ustalarından Julio Cortázar‘ın orijinal ismi “Las Babas del Diablo” olan bir öykü kitabı var. Sinemanın imkanlarını enfes bir şekilde kullanan Michelangelo Antonioni de, hikayeyi bir miktar değiştirip kendi üslubunu da entegre ederek Blow-Up adıyla 1966 yılında beyaz perdeye uyarlıyor. Film “Cinayet Gördüm” olarak Türkçe’ye çevriliyor. Yani bu sorunun cevabını Blow Up’ı izleyerek öğrenmek mümkün.

(Julio Cortázar‘ın hayatını buradan inceleyebilirsiniz.)

Cinayeti Gördüm Kitabının Kapağı

Blow Up’ı Okumak İçin

Filmi okuyabilmek (anlayabilmek) için öncelikle Michelangelo Antonioni’nin hayatını ve yöneldiği akımları bilmek gerekiyor. Diğer türlü filmden hiçbir şey anlayamayacaksınız. Bu sebeple Blow Up’ı izlemeden önce Michelangelo Antonioni Dosyasını okumanızı öneriyorum.

Nedir Bu Blow Up?

Blow Up (Cinayeti Gördüm) Fragmanı

Filmin ana karakteri Thomas, 60’ların Londra’sında yaşayan yakışıklı, zengin ve her konuda doyuma ulaşmış bir fotoğrafçı. Doyuma ulaştığından her şeye burun kıvıran, aylak aylak dolaşan, şımarık, içi bomboş biri haline gelmiş. Genelde moda fotoğrafçılığı yapan Thomas, yaşadığı stabil hayattan hiç hoşnut değil, ama bu hoşnutsuzluğunu giderecek de bir şey yapmıyor. Ekstra bilgi olarak, kendisi gerçek insanların, gerçek yaşamlarını fotoğraflamayı tercih ediyor. Yine amaçsızca dolaştığı bir gün, parkta birbirlerinden ayrılmayan iki aşığa rastlıyor. Gizli gizli fotoğraflarını çekmeye başlıyor. Fotoğraf çekildiğini fark eden kadın, Thomas’ın yanına koşarak geliyor ve ondan fotoğrafları silmesini istiyor. Thomas da kabul etmiyor ve oradan ayrılıyor. Kadın Thomas’ın stüdyosunu bir şekilde bulup fotoğrafların negatiflerini istiyor, hatta karşılığında vücudunu sunuyor. Bu durum Thomas’ın şüphelenmesine neden oluyor ve adam başka çekime ait negatifleri kadına veriyor. Orijinal negatifleri tab edip tekrar tekrar büyütüyor. Büyüttüğü fotoğrafların birinde yerde yatan bir insan sülieti görüyor ve Thomas’ın kendi gerçekliğini sorguma hikayesi başlıyor. İşte filmin adı olan “blow up” bu tekrar tekrar büyütme işlemine verilen isim.

Fotoğrafı Çekilen Kadın ve Thomas

Birazcık da Spoilerımsı Şeyler

Blow Up’ta bayılacağınız birçok kare mevcut, bunların ikisini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Filmde beni etkileyen gitar sahnesi:

Jeff Beck ve Jimmy Page’in Göründüğü Gitar Sahnesi

Pantomimcilerin muazzam sahnesi:

Pantomimcilerin Sahnesi

Faydalı Linkler

Blow Up hakkındaki düşüncelerinizi ve bu filme benzer filmleri benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Okuduğunuz için teşekkürler.

İyi seyirler dilerim.

END

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Ekin Bektaş dedi ki:

    Film okuma bir nebze kitap okumak gibidir aslında. Doğruca göz önüne sunulmayan kavramları ve düşünceleri kişinin kendisinin çıkarması beklenir. Ama bence şöyle bir durum da var ki insanlar kimi zaman zorlamayla olmadık anlamlar çıkarmaya başlıyorlar. Özellikle belli bir popülerliğe ulaşmış eserlerde. Bir söz vardır şeyh uçmaz müritleri uçurur diye, iş kimi zaman buna dönüyor, bundan uzak durulmasında fayda olduğunu düşünüyorum.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s