Silent Hill’e Hoş Geldiniz! Seriye Genel Bakış (1)

0a6a22b9-65a1-42ec-b130-013097e14187
Silent Hill’de Bir Gün

Lanetli Kasaba

shz1.jpg
Welcome to Silent Hill

Korku tarzı oyunları sevenler, Silent Hill’in kül ve pas kokulu evrenini yakından tanırlar. Oldukça uzun bir geçmişe sahip olan Silent Hill, ilk çıktığında inanılmaz büyük bir ses getirmişti. O dönemleri hatırlıyorum da, oyunda bulunan bulmacaları çözmek için saatlerce kasabayı dolaşırdım. Çocuk aklımla oralara buralara aldığım notlarla oyunu bitirmeye çalışırdım. Bu arada 2000’li yılların başından bahsediyorum. Şifreleri çözecek herhangi bir kaynağım yoktu, İngilizce’m yeterli değildi. Yine de, geceleri korkudan uyuyamasam da, televizyonun karşısında, o kül kokusunu içime çekmek o kadar iyi gelirdi ki.

Anladığınız üzere, Silent Hill’in benim için yeri bambaşkadır. Bu sebeple oyunla alakalı yazılarımı, filmi baz alarak -ön yargıyla- okumamanızı isterim. Silent Hill oyun serisinin hiçbir hikayesinin, beyaz perde uyarlamasıyla bire bir aynı olmadığını unutmayalım.

Silent Hill Kasabasında Neler Dönüyor Böyle?

shz2
Silent Hill Kasabası

Hikayeye az çok aşinaysanız, kasabanın lanetli olduğunu ve  bir kere girildiğinde ve lanetle burun buruna gelindiğinde kasabadan çıkılamayacağını biliyorsunuzdur. Durum böyle olunca kasabada yaşanan gizemli ve korkunç olaylar bizi ister istemez, Silent Hill’de yaşanan trajik olayın içine itiyor.

UYARI : Yazının devamı seriyi oynayacaklar için çok fazla spoiler içermekte. 

Hikayemiz Dahlia Gillespie’nin biyolojik kızı olan Alessa’nın vahşi bir şekilde katledilme girişimiyle başlıyor. Alessa’nın kendi evinde yakılarak öldürülmeye çalışılması Silent Hill’i kötülüğün merkezi haline getiriyor. Alessa’nın nefreti ve bilinçaltınızın bir köşesinde saklı tuttuğunuz korkularınız bu evrende korkunç suretlerle hayat buluyor.

Kim Bu Alessa?

allessazzz
Alessa Gillespie’nin Oyundaki Fotoğrafı

Alessa özel güçleri olan 7 yaşında küçük bir kız. Bu güçleri sebebiyle rahminde bulunan tanrıyı doğurması için, annesinin de bağlı olduğu The Order tarikatı tarafından kendi evinde gizlice yakılarak öldürülmeye çalışılıyor. Ancak Alessa ciddi derecede yandığı halde ölmüyor ve 7 yıl süren bir komaya giriyor. Alchemilla Hastanesi‘nde ufak bir odada tutulan Alessa’nın, özel güçleri devreye girip, ruhunun saf iyi ve saf kötü tarafını birbirinden ayırıyor. Saf kötü tarafı kendi kötücül gerçekliğini gün yüzüne çıkaran alternatif bir evren yaratıyor. Saf iyi tarafı ise bebek şeklinde yeniden doğuyor. Bebek serinin ilk oyununun baş karakteri Harry Mason tarafından bulunup evlat ediniyor.

Serinin Oyunları

1999 – Cherly Neredesin?!

silent_hill_ps2_cover__by_teepo_st.jpgBüyük yangının üzerinden tam tamına 7 sene geçiyor. Kızı Cherly’la seyahat eden Harry Mason, karşısına bir kız çocuğunun çıkmasıyla kaza yapıyor. Kendine geldiğinde etrafın sisle kaplandığını ve Cherly’ın ortadan kaybolduğunu fark ediyor. Telaş içerisinde kızını aramaya koyulup, Silent Hill’in korkunç atmosferinin içine çekiliyor. Bu şekilde de ilk oyunumuz başlıyor.

2001 – Özel Mekanımızda…

Silent Hill 2 COVER.jpgNormal bir hayat yaşayan James Sunderland’in eşi Mary garip bir hastalığa yakalanıyor. 2 yıl yatağa bağımlı halde yaşayan Mary hayata gözlerini yumunca James’in hayatı mahvoluyor. James, eşinin anılarıyla dolu bir üç yıl geçirdikten sonra Mary’den mektup alıyor. Mektupta, James’i özel mekanlarında beklediğini söylüyor. Mary’nin bahsettiği yer Silent Hill’de ve tahmin ettiğiniz gibi Silent Hill evreni James’i yaşadıklarının yansımasıyla sınıyor.

Silent Hill 2’nin, serinin en kaliteli oyunu olduğunu söylemeliyim. Karakterlerine, müziklerine, hikayesine, alternatif sonlarına gelecek yazılarımda değineceğim.

2003 – Cherly Oldu Heather!

Silent Hill 3 COVER.jpgİlk oyunla bağlantılı olan Silent Hill 3’te Harry Mason’ın kızı Heather’ı yönlendiriyoruz. Heather, Cherly ve Alessa’nın birleşip tekrardan vücut bulmuş haliydi. İki ruhu da içinde barındırıyordu.

2004 – Silent Hill’e Yeni Bir Bakış Açısı

Silent Hill 4 The Room COVER.jpgBu sefer hikaye bambaşka.

2 sene öncesi… Henry Townshend, Ashfield kasabasının güneyinde, 302 numaralı bir apartman dairesine yerleşiyor. Hayatı gayet sıradan ve normal bir şekilde geçip gidiyor. Fakat beş gün önce oldukça ilginç bir olay gerçekleşiyor. Başta rüya olarak düşündüğü şeyin gerçeğin ta kendisi olduğunu anlamasıyla, durum daha da anormal bir hal almaya başlıyor. Çünkü Henry dairesinden asla çıkamıyor. Camlar kitlenmiş, sokak kapısı ise zincirle çevrelenmiş. Henry ne olduğuna anlam veremese de bir şekilde daireden çıkması gerektiğini düşünüyor. Tüm odaları dolaşıyor, en ufak bir çıkış bulamıyor. En sonunda, banyoya girdiğinde hiç beklemediği bir durum ile karşılaşıyor. Banyonun duvarında nasıl oluştuğu bilinmeyen bir delik açılmış. İçinden çığlıklar ve iniltiler gelen karanlık bir delik. Henry’nin başka çaresi yok, tek kaçış yolu olarak düşündüğü deliğe girip ilerlediğinde 4. oyun da başlıyor.

The Room’u oynamaya başlayanlar ilk aşamada şaşkınlığa uğrayacaklardır, çünkü first person şeklindeki ilk S.H. oyundur. (Bunlara daha sonra ayrıntılı bir şekilde değineceğiz.)

Team Silent‘ın el attığı son proje olduğundan, benim için Silent Hill oyun serisi burada bitiyor. Diğer tüm oyunları da oynadım, ancak ilk 4 oyundan aldığım keyfi son oyunlardan hiçbir şekilde alamadım.

2007

150807-Silent_Hill_Origins_(USA)_(En,Fr,De,Es,It)-1.jpg

2008

21023-silent-hill-homecoming.jpg

2009

6eb8162f1c2fb070e51e762807895ccd-700.jpg

2012

Silent_Hill_Downpour_DVD_Canadian_NTSC_f.jpg

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Siz Silent Hill serisi hakkında neler düşünüyorsunuz? Benimle paylaşın lütfen.

Görüşmek üzere.

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Yedek Kişilik dedi ki:

    Yalnız bir tanıtım yazısı için biraz fazla spoiler içerikli bilgiler olmuş. Serideki hikaye ve atmosferin güzelliği; bulunduğu durumdaki gizemin etkisi de var çünkü “Neler oluyor” diye.

    İlk oyunu tanıtmak için özetlediğiniz hikaye bilgilerinin çoğu ilk oyunda yok mesela. İlk oyun kendi hikayesindeki “Sebep-Sonuç” ilişkilerini tam olarak açıklamadığı için; ben o oyunu hikayesini yarım olarak yorumlarım. O bilgiler 3. ve Origins oyunları ile tamamlandı çünkü. Onca oyun ve yıllar geçince birçok eskiden beri sevenler bu hikaye bilgilerinin ilk oyunda olduğu yanılsamasına düşebiliyor. Ben geçen ay yeni başlayıp bitirdiğimden dolayı taze olduğu için o bilgilerin ilk oyunda olmadığını hatırlıyorum mesela.

    2.oyunda James’in kasabada gördüğü şeylerin, yaşadığı olayların sembolik bir yansıma olduğu da bilinmiyor mesela.

    3.oyundaki ana karakterimizin, ilk oyundaki James’in kızı olduğu bilgisi direkt spoiler aslında. Çünkü bu bilgi oyunun yarısında twist tadında açıklanıyor. Ama yine de genel olarak nedense bu oyuna başlamadan önce bilinmesi gerekiyormuş gibi çok sık yazılır “Oyundaki ana karakter James’in kızı” diye. Ben de bunu bilerek oynuyordum zaten 3.oyunu. Ama oyunun yarısına kadar hâlâ bu bilginin açıklanmaması ile “Bir dakika ya, bu bir sır mıydı yani” diye kalmıştım.

    4.oyun da zaten en başından Silent Hill oyunu olarak tasarlanmaya başlanmamıştı. Room 302 adında tamamen Silent Hill ile alakasız olacak idi. Ama Konami durmadı. Çünkü zaten Resident Evil serisi ile ezeli rakip oluyorlar. Rekabet var hani aralarında. Team Silent için olmasa da, Konami için öyle. Resident Evil 4, Silent Hill 4 çıkmadan kısa süre önce çıkmıştı ve piyasayı kasıp kavurmuştu baya. Konami de yerinde duramadı tabii. Farklı projeyi hem zorla Silent Hill markasına dönüştürdü ve hem de oyunu erkenden çıkartıp yarım bir şekilde sundular(Bunun için çokça argümanım var).

    O değil de baya yorumdan çok yazı yazmaya başladım yine kendime engel olamayıp. Halbuki ben de Silent Hill serisi ile ilgili yazmayı düşünmüyor değildim. Bu bilgileri oraya yazmam lazımdı.

    Team Silent oyunlarından sonra serinin senin gözünde bitmesini anlıyorum. Ben de seriye başlarken “Team Silent’tan ötesine gitmem” diye gurur yapmıştım kendime. Sonra dayanamayıp Origins’i de oynamıştım ve 1 ay üst üste o kadar Silent Hill oyunu oynamamın sonucu; iflas bayrağını çektim. Origins ile baydığımı hissetmiştim artık. Sonra bıraktım seriyi.

    Ben en iyisi kendimi dizginleyeyim artık. Zaten normalde kendime hakim olamayıp haddimi aşarak çok yazabiliyorum. Konu Silent Hill olunca özellikle duramam. 2.oyun da favori oyunlarım arasındadır bu arada. Özellikle sahip olduğu son sistemi sadece zamanına göre değil, hâlâ günümüze göre bile özel olması ile ayrı bir övme konusu yazabilirim. Silent Hill seven birilerini görmek beni mutlu ediyor yine de. Çünkü kaldı ki; benim gibi 1998’liler bile bu seriyi ya uzaktan biliyor ya da direkt bilmiyorlar sadece. Oyunlarını oynaya oynaya konuşacak birilerini bulamıyordum hani.

    Bu arada duramıyorum ben hâlâ. Ellerinize sağlık diye yazıp kısa keseyim yoksa durabilecek gibi değilim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s