58# Fahrenheit 451 – Ray Bradbury

“Bir kadın kitaplar uğruna yanabiliyorsa, kitapların içinde bir şeyler olmalı.”

849f9935-8a61-49cd-b0ba-776433a4fb6fFahrenheit 451
Ray Brandbury (Çeviri: Korkut Kayalıoğlu)
İthaki Yayınları

Distopya, Bilim Kurgu
4 (5 üzerinden)

Merhaba güzel insanlar. Bir süredir, nereye kaybolduğumla alakalı oldukça fazla mail alıyorum. Bu durumun beni şaşırttığını itiraf etmeliyim. Yazdıklarıma gerçekten değer veren sizlerin sorularını okumak, inanılmaz mutluluk vericiydi. Hepinize ayrı ayrı kocaman teşekkür ederim.

Kariyerime ve eğitimime odaklanmam gereken oldukça yoğun 2 ay geçirdim. Bu sebeple hobilerimin çoğuna vakit ayırmakta zorlandım. Hayatımı istediğim doğrultuda düzene soktuktan sonra, planladığım tatili yapıp enerjimi yükselterek aranıza döndüm. Burayı eski düzenine kavuşturacağımdan emin olabilirsiniz.

“Kitaplar bir tür depo gibidir ve biz onlarda unutacağımızdan korktuğumuz şeyleri saklarız. İçlerinde büyülü bir şey yoktur.”

Fahrenheit 451 Nasıl Bir Dünya?

Fahrenheit 451, günümüzden 500 sene sonrasında, iki bin çok yılında geçen, distopik bir evrene sahip, kurgusunun okuru oldukça tatmin edeceğine inandığım popüler bir eser. Kitaptaki insanların çoğu “koyun” olarak tabir ettiğimiz türden. Evlerinin tüm duvarlarını kaplayan televizyonlara bakmaktan beyinleri erimiş, olan biteni sorgulamaktan aciz, geçmişi ve geleceği düşünmenin sadece rahatsızlık getireceğini düşünen tarzdaki koyun sürüleri.

“Duvarlarla konuşamıyorum, çünkü bana bağırıyorlar. Karımla konuşamıyorum, çünkü o duvarları dinliyor.”

İki bin çok yılında, kitaplar yasaklı ve tehlikeli olarak ilan edilmiş. Evde kitap bulundurmak yasak. Hatta kitapları yakmakla görevli insanlar var. İtfaiyeciler. Saşırtıcı değil mi? Günümüzün aksine yangın söndürmekle görevli itfaiyeciler, seneler sonra kitap yakıyorlar.

İşin kötü tarafı insanlar kendi istekleriyle kitap okumayı bırakıyorlar. Zorla bırakmıyorlar. Korkunç değil mi? İnsanların kendilerini bu hale getirmesi?

“Bir kültürü yok etmek için kitapları yakmak zorunda değilsiniz. Sadece insanların kitap okumasını durdurmanız yeterlidir.”

Düşünce Tohumları Ekiliyor Mu?

Guy Montag işini inanılmaz çok seven bir itfaiyeci. Ateşin verdiği o hazzı hiçbir şeye değişmeyecek türden. Hayatı tek düze sürüp giderken, komşusu olan 17 yaşındaki Clarisse Montag’in camdan duvarlarını tuzla buz ediyor. Bir gün, olan biteni korkusuzca sorgulayan, tuhaf sorular soran bu kız, Montag’ın kafasını karıştırmaya başlıyor.

“Mutlu musun?”

Gerçekleri görmeye başlayan Montag oluşturulmuş topluma karşı gelip kendisi gibi insanları aramaya koyuluyor. Kitap gerçek anlamda bu evrede başlıyor.

“Kısa bir süredir korkmuyorum, belki de bunun nedeni sonunda doğru şeyi yapmakta olduğumdur.”

Montag’ın Mücadelesi Nasıl Aktarılmış?

Ray Brandbury, oldukça sade, karakterlerin kalbine dokunmadan, oldukça yavan bir biçimde, sadece aktarmak istediklerini anlatıyor Fahrenheit 451’de. Bu sebeple konuya dahil olmakta zorlanılması kaçınılmaz. Konu bütünlüğünü sağlamak adına bazı sayfaları tekrar tekrar okuduğumu hatırlıyorum. Hikayenin konusuna bayıldığım halde aktarılış şeklini sevmediğimi itiraf etmeliyim.

Peki Fahrenheit 451 Ne Anlama Geliyor?

Yazar kitaba isim bulmak adına itfaiye servisini arayıp kağıdın yanma derecesini soruyor. Bu sebeple kitabın adını Fahrenheit 451 koyuyor.

Film Uyarlaması Hakkında

Kitaba yeterince sadık kalınmadığını öğrendiğim  iki tane film uyarlaması bulunmakta. En kısa zamanda izleyip yorumlamayı planlıyorum.

2018 yılında çekilen uyarlamanın fragmanını aşağıya ekleyerek yazımı sonlandırıyorum.

 

Siz Fahrenheit 451’i okudunuz mu? Kitabını okuduysanız ya da filmini izlediyseniz, hakkında neler düşünüyorsunuz? Benimle paylaşın lütfen.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Görüşmek üzere. ❤