52# Vejetaryen – Han Kang

“Özgürlüğün bir lüks olacağını hiç düşünmemişti.”

566dd752-6611-41d5-bda2-5d5fab128caa

Vejetaryen
채식주의자
Han Kang (Çeviri: Göksel Türközü)
April Yayıncılık

Kurgu, Uzak Doğu Edebiyatı
5 (5 üzerinden)

Merhaba güzel dostlarım. Bugün size tadını hala damağımda hissettiğim, hala etkisi altında kaldığım ve sonunda o istediğim okuma zevkini tattığım bir kitaptan bahsedeceğim. Vejetaryen’den. Bu yazıyı yazarken o kadar heyecanlıyım ki, kelimelerin hızlıca parmaklarımdan dökülmesine engel olamıyorum. Kitapla alakalı düşünceler beynimde dolaşıyor. Sonunda o güzel his bedenimi ele geçirdi. Teşekkür ederim Han Kang. Man Booker ödülünün boş bir ödül olmadığını biliyorum ancak yine de kitaba sıfır beklentiyle başladığımdan oldukça keyif aldığım bir okuma deneyimi yaşattığın için. Kitap hakkındaki düşüncelerimi sonsuza kadar yazabilirim, anlamışsınızdır. Önce konusundan kısaca bahsedeceğim, ondan sonra hoşuma giden noktaları sizinle paylaşacağım.

“Sen! Öleceksin diye korkumdan böyle davranıyorum!”
“Neden, ölmek kötü bir şey mi?”

Yonğhe sıradan bir kadın. Sokakta gördüğünüzde dikkatinizi çekmeyecek kadar silik biri. Memur kocasıyla ortalama bir hayat yaşarken, gördüğü bir rüya sebebiyle vejetaryen olmaya başlıyor. Olay bundan sonra şekilleniyor. Dallanıyor, budaklanıyor. Sonra da paramparça oluyor. Kitabın ilginç yanı ana konu olarak bahsettiğim konu dışında o kadar fazla başlı başına konu olabilecek kavram bulundurması: ikili ilişkiler, çocuklukta yaşanabilecek travmalar, bilinç kaybı, bunalım, intihar, aile ilişkileri, hayvan sevgisi, cinsellik, sanat… Hepsinden yeteri kadar var ve yeterince doyurucu bir şekilde aktarılıyor. Bunların dışında kitap üç öyküden oluşuyor: Vejataryen, Moğol Lekesi, Alev Ağacı. Bu öyküleri birleştirdiğinizde tek bir hikaye elde edebiliyorsunuz. Aynı zamanda ayrı ayrı da okuyabiliyorsunuz, önemli değil. Hikayeler belirli bir çevrenin etrafında dönüyor. Yazar bu konu hakkında “tek tek okunduğunda her biri farklı hikayeler gibi görünse de birleştirildiğinde tamamen farklı, gerçekten anlatmak istediğim hikayeyi oluşturan bir roman” diyor kitapta.

“Her şey bana yabancı geliyor. Sanki bir şeylerin arka tarafına geçmişim gibi. Kulpu olmayan bir kapının ardındaymışım gibi. Hayır, belki de baştan beri burada olan bir şeyi yeni fark etmiştim. Karanlık. Her şey karanlık içinde silinmiş halde.”

Yukarıda anlattıklarımdan kitabın sıradan bir konusu olduğunu düşünmeyin sakın. Oldukça çarpıcı, gizemli, karanlık ve sanatsal bir kitap. Anladığım kadarıyla Kore Edebiyatı’nda böyle kurgular oldukça fazla bulunuyor. Hayatımda ilk defa bu tarzda tuhaf bir kitap okudum ve inanılmaz beğendim. Bu kitap bana, Man Booker ödülü almış kitapları okumam gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

“Abla… Dünyadaki bütün ağaçlar kardeşim gibi.”

Bu kitaba lütfen bir şans verin. En azından ilk bölümü okuyun, neden bahsettiğimi çok iyi anlayacaksınız.

Vejetaryen’i okuduysanız hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi benimle paylaşın lütfen.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Görüşmek üzere. ❤