51# Gölün Dibindeki Ev – Josh Malerman

“Karanlık dediğin ışığın yokluğundan başka neydi ki?”

1dab8394-eaed-43fc-bb80-75a7b5daf751

Gölün Dibindeki Ev
A House at the Bottom of a Lake
Josh Malerman (Çeviri: Aslı Dağlı)
İthaki Yayınları

Gerilim, Romantik
1 (5 üzerinden)

Herkese merhaba. Josh Malerman’ın Kafes’inden daha önce bahsetmiştim. Hatırlarsanız, ilgi çekici bir konunun basit bir dille, oturtulmamış karakterlerle ve samimiyetsiz diyaloglarla katledilmesine tanık olduğumdan söz etmiştim. Medyanın şişirilmiş balonlarından birini okuma listeme eklediğim için pişmandım. Peki ya Gölün Dibindeki Ev’i neden okudum? Kurgusunu inanılmaz merak ettiğim için. Yoksa, edebi bir tatmin tabii ki beklemiyordum.

“Suyun altında iki randevu. Karada bir randevu. Ne güzel, ikimiz de delirmiş olmalıyız.”

Kitap, ilk buluşmalarında kanoyla keşfe çıkan aşık iki gencin yaşadığı tuhaf bir olayı anlatıyor. Bu meraklı iki genç -Amelia ve James-, gölün dibinde bir ev buluyorlar. Ev iki katlı, kapısı da açık. Gençler o kadar heyecanlanıyorlar ki, bir an önce eve girmek için can atıyorlar. Evdeki tüm eşyalar garip bir şekilde yerli yerinde duruyor. Tuzluklar, kitaplar, mobilyalar… Her şey. Evet, farkındayım yine oldukça başarılı yerlere çekilecek bir konu. Ama ne oluyor biliyor musunuz? Ne evin sırrını öğrenebiliyorsunuz, ne de hikayeyle alakalı herhangi bir tatmin edici sona ulaşabiliyorsunuz. Bildiğiniz üçüncü sınıf Amerikan gerilim filmi.

“İnsanların, özellikle de yetişkinlerin güzel şeyleri kasten kötü şeylere dönüştürdüklerini duymuştu. İşler yolunda gittiğinde yetişkinler her şeyi berbat etmekten hoşlanırdı. Kendi annesi buna “kendini gerçekleştiren kehanet” derdi. Ve bunu, işlerin o kadar da iyi gitmediğini kendilerine kanıtlamak için yaptıklarını söylerdi.”

Bu arada şunu da belirteyim. Sonu bize bırakılan kitapları okumaya bayılırım. Murakami bu konuda oldukça başarılıdır mesela. Ancak Josh Malerman sanki yazacak bir şey bulmadığı için o şekilde bırakıyormuş gibi bir izlenim uyandırıyor. Asla ama asla hikayenin sonunu tahmin edemiyorsunuz, sonunu bizim yazmamızı istiyor. Eee, o kadar gerildik, merak ettik, bayat anlatımını da hikayenin sonu için çektik. Ne anladım ben bu işten. Oldukça keyifsiz bir okuma deneyimi değil de ne?

“Bazı insanların kaderi istiridyeye benzer, kalplerinde sakladıkları bir inci için köklerinden sökülürler.”

Yine bir bomboş kitap. Yine Josh Malerman. Umduğumu asla bulamadığım bir kitaptı Gölün Dibindeki Ev. Mart ayı içerisinde Kırmızı Piyano’yu da okuyup Josh Malerman olayını kapatmayı düşünüyorum.

Siz Gölün Dibindeki Ev hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin beklentilerinizi karşıladı mı? Yorumlarınızı merakla bekliyorum.

Sevgiyle kalın. Görüşmek üzere. :*

8 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Hüseyin Dilek dedi ki:

    Kitap hakkindaki bu güzel paylaşımın için teşekkürler. Okuma listemde zaten olmayan bir kitabı en azından yanlışlıkla da olsa okuma listeme eklememem için çok aydınlatıcı bir yazı olmuş. Ara sıra böyle şeyler de lazım. En azından beğenmediği bir kitabı sırf yanıldığını kabul etmemek uğruna tavsiye eden tiplerden olmadığınızı göstermiş oldunuz.

    Liked by 1 kişi

    1. Zerrin Ünalan dedi ki:

      Ben teşekkür ederim yazımı faydalı gördüğünüz için. 🌸

      Beğen

  2. semih dedi ki:

    Kitap alırken öncesinde iyice araştırırım. Yine de James Joyce’un şu sözünü okuyunca kitaplığımdaki yazarının başka bir kitabını okuduğum, içeriğini az çok bildiğim birkaç kitabı hiç başlamadan elden çıkarmıştım:
    “Hayat, kötü bir kitabı okumayacak kadar kısadır.”

    Liked by 2 people

    1. Zerrin Ünalan dedi ki:

      Öyle de işte bir kedilerdeki bir de insanlardaki merak duygusunu bastırmak zor. 😁 Söze bayıldım ajandama ekleyeceğim, teşekkür ederim Semih. 🌸

      Liked by 1 kişi

  3. Josh Malerman’ın hayal gücünü cidden seviyorum. Sanırım edebi olarak doyurmayan kitaplar sana hitap etmiyor, bu kadar acımasız olmasaydın yahu. (:

    Liked by 1 kişi

    1. Zerrin Ünalan dedi ki:

      Malerman’la pek anlaşamadık görüldüğü üzere. 😁

      Beğen

  4. Kitap Ayracı dedi ki:

    Fotoğraflarını sen mi çekiyorsun? Sen çekiyorsan neyle çekiyorsun? Cevap verirsen sevinirim. 🙂

    Liked by 1 kişi

    1. Zerrin Ünalan dedi ki:

      Aynen ben çekiyorum, telefonumla. 🌸

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s