41# Aforizmalar – Franz Kafka

“16. Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı.”

Processed with VSCO with a5 preset
Aforizmalar
Betrachtungen über Sünde, Hoffnung, Leid und den wahren Weg
Franz Kafka (Çeviri: Kaan Çaydamlı)

Altıkırkbeş Basın Yayın

Psikolojik, Klasik, Alman Edebiyatı
4 (5 üzerinden)

Açık konuşmak gerekirse, Kafka’nın kitaplarını okuduğumda hep içim bunalır, düşüncelerinin karanlığında boğulurum. O sebeple, eserlerini okurken yanımda her zaman ikinci bir kitap bulundururum.

Aforizmalar, Kafka’nın hasta olduğu, nişanlısından ayrıldığı, ailesinin geleceğin en iyi yazarlarından birisi olduğunu göremeyeceğini fark ettiği dönemde yazılmış. Sağa sola karalanan ufak notlardan oluşuyor. Arada umut dolu kısımlar da olsa, genel anlamda karamsar, kasvetli bir kitap.

Kısa bir sürede okunuyor, ancak bu sizi yanıltmasın; kitapta, üzerine saatlerce düşünülecek fikirler mevcut. O kadar muazzam, sıradışı ve derin cümlelerle karşılaşıyorsunuz ki, Kafka’nın çarpık bilinçaltına hayran kalmamak pek mümkün olmuyor.

Bu kitabı tekrar tekrar, dönem dönem okunması gerektiğini düşünüyorum. Altını çizdiğim aforizmaları aşağıda sıraladım.

Görüşmek üzere. :*

“3. İnsanın asıl olarak iki günahı vardır, diğerleri de bunlardan kaynaklanır: Sabırsızlık ve tembellik. İnsanlar sabırsızlıklarından dolayı Cennet’ten atıldılar, geri dönemeyişleri de tembelliklerinden. Günahlarının sayısı tektir belki: Sabırsızlıktan atıldılar yine sabırsızlıktan geri dönemiyorlar.”

“24. Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamak ne büyük bir mutluluktur.”

“36. Sorularımın neden yanıtsız kaldığına şaşardım eskiden, artık soru sorabileceğime olan güvenime şaşıyorum. Nedir, gerçekten güvenmiyordum, sadece soruyordum.”
“63. Sanatımız, gözümüzün Gerçek’le kamaşmasıdır: Geri geri kaçan ucube maskelere düşen ışıktır gerçek, başka bir şey değil.”
“77. İnsanlarla iç içe olmak, insanı kendini gözlemlemeye götürür.”
“80. Gerçek bölünemez, bu yüzden kendini tanıyamaz; her kim onu tanımak isterse bir yalan olmak zorundadır.”
“90. İki olanak: Kendini sonsuz küçültmek ya da sonsuz küçük olmak. Birincisi mükemmellik, yani eylemsizliktir; ikincisi başlangıç, yani eylemdir.”
“109. İnanç yoksunu olduğumuz söylenemez. Sadece yaşıyor olmamız bile, tüketilemeyecek bir inanç-değeridir.”
120. “Neresindeymiş bunun inanç-değeri? Yaşamamak elde değil ki.”
“İşte inancın insanı çıldırtacak kadar büyük gücü, bu ‘elde değil ki ‘dedir, bu olumsuzla- mada açığa vurur kendini.”
Evden çıkıp gitmen gereksiz. Masa başında kal ve bana kulak ver. Kulak vermesen de olur, sadece bekle. Beklemesen de olur, tamamen sessiz ve yalnız ol. Dünya maskesini düşüresin diye, kendini sana sunacaktır; başka bir şey gelmez elinden, cazibeye kapılmış, ayaklarının dibinde kıvranıp duracaktır.”