35# Doppler – Erlend Loe

“Sürekli bir şeyler yapmak ya da yapacak bir şeyler icat etmek zorunda olduğumuz fikri içimize işlemiş.”

Processed with VSCO with a5 preset
Doppler
Erlend Loe (Çeviri: Dilek Başak)

Yapı Kredi Yayınları

Roman, Yaşamdan Kesitler
4 (5 üzerinden)

Günümüzde bir çok seçim yapmak zorundayız. Giydiğimiz kıyafetten tutun, banyo fayanslarına kadar. Bunlar üzerimizde ister istemez bir baskı oluşturuyor ve gerilmemize neden oluyor. Kim istemez ki kafa yoracağımız bu kadar seçimin olmadığı bir yerde yaşamayı?

“Denize, doğaya ve insana hiçbir şekilde güvenilmezken, yaşamını ormanın ellerine hiç tereddütsüz bırakabilirsin çünkü orman dinler ve anlar.”

Doppler babasının ölmesiyle beraber büyük bir boşluğa düşüyor. Babasının ölümünün etkilerini üstünden atmaya çalışırken, bir gün ormanda bisikletten düşüyor ve orada birkaç saat kalıyor. Ormanda kaldığı süre boyunca oraya ait olduğunu anlıyor. İşini, başarılarla dolu hayatını, iki çocuğunu ve karısını geride bırakarak ormana taşınıyor. Takas yöntemiyle ihtiyaçlarını karşılıyor.

“Yeniden baba oluyorum… Facia yani! Bu, haince bestelenmiş çocuk şarkılarını daha yıllarca sabahtan akşama kadar dinleyeceğim anlamına geliyor.”

Karakterimiz berbat bir eş, facia bir baba ancak iyi bir arkadaş. İnsanları sevmiyor, o yüzden yalnız yaşamaya hemen adapte oluyor.

“Sorunun kendinde olduğunu itiraf etmek kolay iş değil. Özellikle de etrafında suçu üstüne almaya hazır başka insanlar varsa.”

Doppler felsefik ögelerle dolu, sakinleştirici bir kitap. Kitapta Budizm etkilerinin olduğunu söyleyebilirim.

“Dünyanın başına gelen her şeyin bizim de başımıza geleceğini, dünyaya tükürürsek kendimize tükürmüş olacağımızı falan çocuklarımıza öğretmemiz gerek.”

Doppler’ın devam kitapları “Volvo Lastvagnar”  ve “Slutten på verden slik vi kjenner den” Türkçe’ye çevrilmemiş. Türkçe versiyonu gelir gelmez okumayı planlıyorum.

Görüşmek üzere. :*