28# Altın Oğul – Pierce Brown

“Bir aptal yaprakları çekiştirir. Bir vahşi gövdeye vurur. Bir bilge kökleri kazar.”

Processed with VSCO with a5 preset
Altın Oğul
Golden Son (The Red Rising Trilogy #2)

Pierce Brown (Çeviri: Selim Yeniçeri)
Pegasus
Distopya, Bilim-Kurgu, Genç-Yetişkin
5 (5 üzerinden)

Devam kitaplarının aslı kadar iyi olmayacağını düşünenlere cevap niteliğinde kitap yazmış Pierce Brown. Kitabı elinize aldığınızda Altınların şatafatlı, bir o kadar da iki yüzlü evreninde kayboluyorsunuz. Aksiyon hiç eksilmiyor, temposu hep en üst seviyede kalıyor. Elinizden bırakmak istemiyorsunuz.

“Saray oyunları iğrenç ve ikiyüzlüdür. Sen bunun için fazla dürüstsün. Kurtların, onuruna düzenlediği ziyafete katılmaktan mutluluk duyan bir kuzu gibi.”

Hikayemizin baş kahramanı Darrow bu sefer Mars Enstütüsü’nde değil. Azrail’imiz seçkin altınlar arasında iyi bir konuma yükselmiş, yavaş yavaş onlara uyum sağlamaya başlamış. Onlara uyum sağlasa da, onlar gibi olmadığının oldukça farkında. Eşsiz Yaralılar’a katılmış olduğu halde her adımını dikkatli atması gerekiyor. Ancak işler hiç de beklediği gibi yürümüyor. Bir takım olaylar yüzünden baş vali Augustus’un gözünden düşüyor ve baş vali, Darrow’u başka bir aileye satma karar veriyor.

“O halde umuda veda et ve umutla birlikte korkuya. Pişmanlığa veda et: Değer verdiğim her şeyi kaybettim.”

Kitapta sevgi ve dostluk temaları oldukça yoğun işleniyor. O karmaşa ortamında bile bunu derinden hissediyorsunuz. Darrow’la beraber yeni bir aşkın filizlenmesine tanık oluyorsunuz.

“Dostlarımın bana sırt çevirdiğini hissediyordum. Ve gerçeğin zerresini bile bilmiyorlardı.”

Gelgelelim serinin Açlık Oyunları’yla karşılaştırılmasına. İki seriyi de bitirmiş biri olarak söylüyorum ki, bu Kızıl İsyan serisi Açlık Oyunları serisini ikiye katlar nitelikte. Hatta okuduğum en iyi bilimkurgu – distopya eserlerden biri. Serinin tüm kitaplarını yorumlarken bunu söyleyeceğim üzgünüm. 😀

“Katil olarak ün salmamın nedeni tam olarak buydu; böyle durumlarda avantaj kazanmak. Gerçekte içimden geçenleri bilseler, dostlarımı tek tek katlederlerdi. Bu bir kumardı.”

Kitabın ortalarına doğru, ilk kitapta Eo’nun asılırken ablasına söylediği cümleyi öğrendim. O kadar üzüldüm ki… Cidden… Kitabın en muhteşem karakteri sensin be bebeğim. Her zaman da böyle düşüneceğim.

“Gurur sadece rüzgara karşı bağırmaktır.”

Kitabın sonu da insanı meraktan çatlatır nitelikte. Öyle bir yerde bitiyor ki kafayı yiyordum az kalsın! Neyse ki Altın Oğul’la Sabah Yıldızı’nı aynı anda sipariş etmiştim. Kitap biter bitmez diğerine başladım.

Kızıl İsyan serisi benim bu yılki favori serim olacak gibi görünüyor. Beni her konuda kendine oldukça hayran bıraktı. Hadi filmleri çıksın bir an önce!

“Çekersen, milyonlarca insanın köle olarak yaşaması gerektiğini kabul edeceksin. Henüz doğmamış olanları düşün. Ben olmasam bile, bir başkası yükselecek. Bundan on yıl sonra. Elli yıl sonra. Bin yıl sonra. Bedeli ne olursa olsun zincirleri kıracağız. Bizi durduramazsınız.”

Serinin diğer kitaplarına dair incelemeleri aşağıda bulabilirsiniz.

 

Kızıl Yükseliş – Pierce Brown

Sabah Yıldızı – Pierce Brown

 

Herkese iyi okumalar. 🙂