25# Yakıcı Sır – Stefan Zweig

“Gerçeği ifade ettiğini düşündüğü sözcüklerin sadece geride hiçbir şey kalmadan patlayıp giden renkli balonlar olduğunu gördükten sonra hayatı anlamlandırmakta zorlanıyordu.”

Processed with VSCO with a6 preset

Merhabalar. İnsanların olaylara bakış açılarını efsane bir şekilde kağıda döken Zweig’in bir o kadar harika öykü kitabından bahsetmek istiyorum size. Yakıcı Sır’dan.

“Kurduğu ışıltılı hayallerde çocukluğunu çoktan geride bırakmış, küçüldüğü için giyilmeyen bir giysi gibi fırlatıp atıvermişti.”

Zweig bu sefer, bir çocuğun iç dünyasını tüm çıplaklığıyla bize yansıtıyor. Edgar’ın, iyiyi ve kötüyü ayırt etmeye, aldatma kavramını ve büyüklerin düşünce yapısını anlamaya çalışmasına, olgunlaşma yolundaki ilk adımı atmasına tanık oluyoruz. Tabii ki bu öyküyü Zweig yazınca, öykü edebi şölen haline geliyor.

“Çocuklarınki gibi duyarlı bünyelerde her tutku balmumuna basılmış gibi iz bırakır.”

Konusundan bahsedelim biraz da. Çapkınlığıyla bilinen zengin bir adam, kısa tatilini eğlenceli hale getirecek bir kaçamak arayışında. İşte bu noktada, çocuğuyla beraber otele gelmiş bir kadını gözüne kestiriyor. Kadına yakınlaşmak için çocuğu kullanmaya karar veriyor. Bundan sonra işler karışıyor.

“…nefret insanın çabuk öğrenmesini sağlıyordu.”

Zweig’i o kadar çok seviyorum ki, tüm kitaplarını alıp okumak istiyorum. Onun kaleminin tadı bir başka.

“İnsan birine yalan söylüyorsa, başkasına da söyler.”

Bu kısacık, minnacık öyküyü okumanızı kesinlikle öneririm.

Puanım: 5/5

Görüşmek üzere. :*