23# Simyacı – Paulo Coelho

“Seni seviyorum, çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı.”

Processed with VSCO with a5 preset

Merhabalar ben Uluç. Öncelikle Zafer Bayramı’nız kutlu olsun.

Bugün sizlere uzun zamandır yorumunu yazmak istediğim bir kitaptan bahsedeceğim. Paulo Coelho’nun Simyacı adlı kitabını tanıtmaya ve beni etkilediği noktaları size aktarmaya çalışacağım.

“Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan.”

Kitap, rüyasında gördüğü hazineyi aramak için sahip olduğu her şeyi İspanya’da bırakarak Mısır Piramitleri’nin eteğine doğru yola çıkan genç çoban Santiago’nun hikayesini masalsı bir dille anlatmakta.

“Bir kere olan asla tekrarlanmaz. Amma ve lakin iki kere olan mutlaka üçüncü defa da olacaktır.”

Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri; Santiago çıktığı yolda her karar verdiğinde bu karar faydalı da olsa zararlı da olsa bu kararın sonuçlarına katlanması ve en kötü durumdan bile yine kendi işine yarayan bir yolun karşısına çıkması ve onu hazinesine biraz daha yaklaştırması oldu. Santiago yola çıktığında ve hazineye ulaştığında bambaşka iki insan ve Santiago’nun bu değişiminin nedeni hazineye ulaşması değil, o yolda yaşadıkları. Bu durum da bize hazinenin ulaştığı yerde değil gittiği yolda olduğunu anlatıyor.

“Gizin kökü şimdidedir; şimdiye dikkat edecek olursan,onu iyileştirebilirsin. Ve şimdiyi iyileştirebilirsen, daha sonra gelecek olan da iyi olacaktır.”

Zerrin kitabı biraz farklı yorumluyor. (Onun ağzından yazdığı yorumu ekliyorum.) “Kişisel menkıbesini gerçekleştirmek isteyen kimseye hayat tüm imkanlarını cömertçe sunar.” Bana göre kitabın ana düşüncesi bu. Oldukça etkileyici değil mi? Ancak menkıbenin yazgı olduğunu öğrendiğimde bu cümlenin büyüsü bozuldu. Zaten yazgı dediğimiz şey hiçbir şey yapmasak da bizim elinde sonunda ulaşacağımız konum değil midir?

Kitaba derin bir kadercilik hakim.  Bir hedefiniz varsa onun için çalışıp çabalarsınız. En ufak bir şeyi bile gözden kaçırmazsınız. Yazarın “hayatın imkanlarını cömertçe sunması” şans değil de nedir? (Zero’nun düşünceleri bitti.)

“Gözümüzün önünde büyük hazineler olduğu zaman asla göremeyiz onları. Peki, neden bilir misin? Çünkü insanlar hazineye inanmazlar.”

Kitapta bunun dışında anlatılan küçük hikayelerin güzel mesajlar içerdiğini ve kitaba hoş bir hava verdiğini söylemeden geçemeyeceğim.

”İnsan sevdiği için sever; aşkın hiçbir gerekçesi yoktur. ”

Son olarak kitap hakkında aklımda kalan kısım evrensel dille ilgili olan bölümdü. Farklı dili konuşan farklı coğrafyanın farklı kültürlerin insanlarının kelimeleri kullanma gereği duymadan anlaşabilmesi bana -gerek yabancı olsun gerek Türk olsun- insan ilişkileri ve diyalogları hakkında önemli ipuçları vermişti.

“Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.”

Kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar arkadaşlar. Keyifli, okumaya değer, yolunu kaybetmiş birine birçok şey kazandırabilecek Simyacı’yı okumanızı öneririm.

Uluç’un Puanı: 4/5

Zerrin’in Puanı: 3/5

Bu kitabı ya da keyif alacağınız herhangi bir kitabı okumanız dileğiyle.

Görüşürüz. :*