17# Ay Işığı Sokağı – Stefan Zweig

“…yaşamın zirvesi de dibi de aynı biçimdedir.”

Processed with VSCO with a5 preset

Ay Işığı Sokağı, Zweig’in diğer eserlerinden daha yavan, içinde 5 tane öykü bulunan ince bir kitap. Zweig kitaba ilk hikayenin ismini vermiş. Yine o bilindik kalem, aynı atmosfer ama bu sefer bir şeyler eksik sanki.

  1. Ay Işığı Sokağı
  2. Leporella (En sevdiğim öykü buydu.)
  3. Nişan
  4. Leman Gölü Kıyısında Olay
  5. Avare

“Bu cehenneme şeytan bile daha fazla dayanamaz, bu işe artık bir son vermeli.”

Öykülerin konularından bahsetmeyeceğim. Oldukça kısalar ve ancak doyuruyorlar. Onlar hakkında en ufak bir şey söylesem spoiler olacakmış gibi hissediyorum.

“Gelgelelim rastlantının matkap uçları elmastandır ve içinde bolca tehlikeli tuzak barındıran kader hiç umulmadık bir yerden kendine bir kapı bulmayı bilir ve kaya gibi sert mizaçları bile temelinden sarsarak darmadağın eder.”

Daha önce Zweig’in kitaplarını okumadıysanız lütfen bundan başlamayın. Yapabileceğim en doğru yorum bu olur. Satranç, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve Bir Kadının Yaşamından 24 Saat; Ay Işığı Sokağından çok daha iyi kitaplar.

“Üzerinde yaşadığımız dünyada hep olduğu gibi güzellik bilgeliği, kötülük erdemi, şehvet dolu vücut özgür düşünceyi yenmişti!”

Bir de ilginç bir şey var öykülerde. Sonları genelde, ana karakterin intihar etmesiyle bitiyor. Bu da Zweig’in ruhsal problemlerinin olduğunu bize gösteriyor. İntiharla bitmiş bir yaşamı olduğunu biliyoruz sonuçta. Bu çıkarımı yapabiliriz.

Bu ölüm kokan, kasvetli öykü kitabına puanım: 3/5

Görüşmek üzere. ❤