13# Bir Çöküşün Öyküsü – Stefan Zweig

“Talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi.”

Processed with VSCO with hb1 preset

Merhaba kitapseverler. 🙂 Son kitap alışverişimin nadide parçalarından biri hakkında yazacağım bugün. (Kapağı çok harika değil mi sizce de? <3)

“Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti, çünkü hiç yalnız kalmamıştı.”

Zweig’in yaklaşık 6 tane kitabını okudum. Adam yine efsanevi kalemini konuşturmuş! Bu öykü resmen kısacık hayatınızda yaşadığınız olaylardan birinin ufak bir yansıması!

“Ne yapacağını bulamıyordu; içinde her şey susmuş, yüreğinin anlamlı müziği, anahtarı kaybolmuş müzikli saat gibi ölmüştü.”

Gösterişli bir hayata sahip, Fransız Madame de Prie’nin sürgün edilişi yaşamını oldukça değiştiriyor. Yine Zweig’den muhteşem bir kadın kimliği, her anını yaşayarak okuduğum bir insan çözümlemesi. 48 sayfalık bir kitap olduğu için olayları açıklamayacağım. O sebeple beğendiğim kısımlara değinmek istiyorum.

“Bir ateşti o ve kadın üşüyordu.”

Zweig bir kadının karakterini tüm gerçekliğiyle yansıtmış. Madam tanıdığınız herhangi biri gibi geliyor size. O dünyada onun çevresinden biri gibi oluyorsunuz.

“Evde ölü var ,farkında değil misiniz?”

Bir an şaşkınlık yaşandı. Çünkü ölüm sözcüğü bir sarhoşun yüreğine bile çekiç gibi inerdi. Herkes birbirine sorular sormaya başladı. Ama Madame de Prie yüz ifadesini değiştirmeden buz gibi bir sesle “O benim.” dedi.

Zweig keşke hayatına son vermeseydi de, bize daha fazla eser bıraksaydı.

Puanım: 5/5

Görüşmek üzere.