1# Kabuk Adam – Aslı Erdoğan

“Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı kara büyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir.”

f631804b-435c-4721-83cd-15e16791782c

Kabuk Adam
Aslı Erdoğan
Everest Yayınları

Psikolojik, Otobiyografi, Romantik
5 (5 üzerinden)

Herkese merhaba. Bu, ilk kitap inceleme yazım olacak, o sebeple oldukça heyecanlıyım. Yazarken inanılmaz keyif aldığımdan, acemiliğimi üzerimden hızlıca atacağıma inanıyorum.

Kitap listemde olmayan, öylesine, sırf indirimde diye aldığım, ancak iyi ki almışım dediğim muhteşem bir romandan bahsedeceğim. Aslı Erdoğan’ın yazdığı ilk kitabı olan Kabuk Adam’dan. Aslı Erdoğan’ın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen, bir kitaptan beklediğim tüm hazzı aldım diyebilirim. Harika olay örgüsü, gerçekten başarılı oluşturulmuş karakterler beni olduğum yere sabitledi. Kitabı elimden bırakamadan bir çırpıda bitirdim. Yazarın dili ve üslubundaki sadelik o kadar iyi ki, kitabı okurken kelime zenginliği sizi farklı dünyalara götürüyor.

“Yalnızlığa öyle alışmıştım ki bir başkasının ilgisini ancak bir tehdit olarak algılayabiliyordum. Yabani bir hayvanın insan karşısında tedirginliğine benzeyen bir duyguydu bu. İçimdeki ceset uyandırılmaktan korkuyordu.”

Aslı Erdoğan kendi hayatının ufak bir kısmını anlatmış bu romanında. Onun hayatını etkileyen, sarsan, kişiliğinin değişmesine neden olan ufak, ancak dolu dolu Karayip anısını. Aşık olduğu kişiyi, Kabuk Adam Tony’sini.

“Bir balona şekil veren hava gibi, benim de hayatıma şekil verecek bir şeye gereksinimim var. Şu anda bunun ne olabileceğini bile bilmiyorum, belki ancak sevgi diye tanımlanacak bir şey.”

Aslı, Bilgisayar Mühendisliği mezunu, ayrıca fizik okumuş bu kültürlü kadın, Cern’de fizikçi olarak çalışırken, yaz okulu için Karayipler’e gidiyor. Romandaki hikaye de tam burada geçiyor.

“Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.”

Ömrü hayatı boyunca başarıdan başarıya koşmuş bir kadın olmasına rağmen içinde kocaman bir boşluk var Aslı’nın. İnanılmaz yalnız biri, çevresindeki herkes kimden yararlansam derdinde. İnsanların hissizleşmesinden ve bencil olmasından dolayı, bazı duyguların eksik olduğunu görüyor.

Kabuk Adam’ıyla da bu duygulara hapsolduğu zamanlar tanışıyor. Onun esrarengiz tavırları Aslı’yı kendine çekiyor. Tony asla yakışıklı bir adam değil. Aksine kısa boylu, zayıf, tuhaf yüzlü ve fakir bir zenci. Ancak Aslı’yı kendisine çeken şevkate ve sevgiye sahip.

“Korkmadığını söylediğin şeylerden korktuğuna eminim. İstemediğini söylediğin şeyleri de çok istiyorsun. Umutsuzluk değil seninki, sadece bıkkınlık. Yaşayan herkesin umudu vardır.”

Yazar, kabuk adam Tony’nin üzerinden kendini anlatıyor aslında. Bu romanı sevmemin nedenlerinden biri de, yazarda ufak da olsa kendimi görmem, bazı yönlerden birbirimize benzememiz. Saf gerçeklikle yüzleşmek istiyorsanız okuyun derim. Bir çırpıda biten kitaplardan. Yalnızlığı ve yalnızlıktan kurtulmanın ne denli acıttığını bu romandan öğrenebilirsiniz.

“…bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. unutamamak. belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.”

İlginizi çektiyse, yazarın hayatından bahsettiği videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Siz Kabuk Adamı okudunuz mu? Kitap hakkında ne düşünüyorsunuz? Benimle paylaşın lütfen.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Görüşürüz. :*